wugs:
Green Day’s lovely cover of Eye of the Tiger
Rising up BA NA NA NAAAA
BA NA NA NA NA NA NAAA NAAAA
Went the distance now I’m BA NA NA NAAA
Gotta fight BA DO DOO DO DO DOOO
It’s the Eye of the Tiger it’s the
BLAH BLAH BLAH BLAH
BA DA DA BOO DOO BOO DOO BA DA BAAAA DAAAAAA
DOO DOO DOOOO
BooDoOoDOooDooDOoodOoo dadAAaaaDA DA
daaa ddaaa ;sldkfls the eye of the
EEEEEYYYYYEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEi thought you were exaggerating holy shit
i think this is the soundtrack of my life
oh my god hahhahhahhahahaPAHHAHABANNANA NA NA NA DO DO
(via imgTumble)HAHAHAAHAHAHAHAAHAHAHAAHAHAHAHAHAAHAHAHAAHAHAHAHAAHHAHA OH MY FUCKING GOD
I passed my phone around the break room to share this.
oh god yes
ATKI EKLEMİŞLER YA. ATKI EKLEMİŞLER ALJFKLSJFSKFJASLKJFASKLFJASKFJAKL
Kardeşimin twitterı. Keşke daha çok yazsa. Okudukça ölüyorum gülmekten alksjfalskjflksa
cman bşlyalım alskjfalskfjlsakjflaksjfaskl
Bu kadar üzgün olman acınası, dedi Güzel Olan.
Çirkin Olan ona bakmadı. Cevap vermedi. Susturmaya çalışmadı.
Neye üzüldüğünü bile bilmiyorsun. O kadar çok şeye o kadar fazla üzgünsün ve etrafındaki o kadar insanın bundan o kadar haberi yok ki. Sorunun bu. Hiçbir şeye anında tepki veremiyorsun. Sonra da çok geç oluyor. İnsanları kırmak istemediğini söyleyerek avutuyorsun kendini. Ama gerçek ne biliyor musun? Korkaksın. İnsanlara cevap veremeyecek kadar korkak. İnsanlardan nefret edemeyecek kadar korkak. Onlara haklarında ne düşündüğünü söyleyemeyecek kadar. Bazen senden çok utanıyorum. Çoğu zaman senden hoşlanmıyorum ve arada senden nefret ediyorum. Olmak istediğinden o kadar uzak ve buna rağmen o kadar kendinsin ki. Bütün yorgunluğun bundan. Olduğunu kabullenemeyip olmak istediğine ulaşmak için çırpınıyorsun. Boşa koydun dolmadı ve doluya koydun almadı. Yarım kaldın. Kabullenemedin.
Güzel Olan, acımasızdı da. (Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da.) Ve haklıydı. O hep haklıydı. O uzun boylu-bacaklı- ve uzun saçlıydı. Elmacık kemiklerinin üstü turuncu çillerle kaplıydı ve tabii ki teni süt beyazdı. Dolgun dudakları ve ince beli vardı. Okulda başarılı, insan ilişkilerinde başarılıydı. O mükemmeldi. Ve mükemmelliğinin gereği olarak acımasızdı. Çirkin, bunu anlayabiliyor ve makul karşılıyordu. Sadece sussa daha mutlu olurdu ama onu etrafta görmek hoşuna gidiyordu. Onun dinlediği müziği seviyor, giyinişine hayran oluyordu. Etrafa yaydığı o enerjiyi seviyordu.
Güzel Olan’ın kendine güveni tamdı ve insanların onu dinlediğini biliyordu. Bu yüzden söyleyecekleri bitene kadar konuşmasına devam etti.
Hayatın boyunca kimse için ”O’’ olamamaktan deli gibi korkuyosun. Ama kimseyi yanına yaklaştırmıyosun da. Kazara içine bi bakış atanlar, onlara ne kadar ihtiyaç duyduğunu görüp korkuyorlar. Kaldıramayacakları bir yük.
En iyi arkadaşın yok. Seni en iyi arkadaşı olarak gören kimse yok. Hep senden daha yakınları var. Öncelikleri. Sevgilin yok. En son ne zaman vardı şu an hatırlamıyorsun bile. Ve tabii sana o bencil orospu çocuğu için ne kadar ağladığını hatırlatacağım. Sana, seni istemediğini söyleyemeyecek bir korkak için ne kadar küçük düştüğünü. Yapabileceği en iyi şey, anonim olarak özür dilerim mesajı atmak olan birinin geri dönmesi için ne kadar yalvardığını.
Güzel Olan, her zaman giden taraftı. Hiç terk edilmemişti ve zamanı geldiğinde gitmesini iyi bilirdi.
İşin gerçekten (gerçekten!) acınası olan kısmı ise, kendini bunda bir sorun olmadığına inandırmış olman. Sen sadece elinden geleni yapıyordun ve aman allahım onu deliler gibi seviyordun. Sana yalan söylemesi seni aldatması hiç önemli değildi ne olur geri dönsündü. Ama biliyor musun? Sen -yine- sadece bir korkaktın. Bir ilişkiyi bitiremeyecek, gururlu olamayacak ve alışkanlığından vazgeçemeyecek bir korkak.
Çirkin Olan, yine ağlamıyordu. Söylenen her söz, midesine batırılan bıçak, kalbini sıkıştıran bir el gibiydi ama ağlamıyordu. Çünkü hepsi doğruydu. Sadece başını öne eğmiş dinliyordu. Dinlemekten yoruluyordu. Anlamaktan, kendini tanımaktan ve kabullenmekten yoruluyordu. Göğsüne oturan öküz onu nefessiz bırakıyor ve fazlasıyla yoruyordu.
Güzel olan, gitme zamanının geldiğini anladı. Ona son bir kez baktı. Onun için üzüldü. Onun kendisi gibi olmasını isterdi.
Çirkin Olan başını kaldırdı, Güzel Olan yoktu. Acaba hiç var oldu mu diye düşündü.
Bilgisayarın karşısına geçti, en sevdiği dizinin milyon kere izlediği bölümü açtı. Artık kendisi olması gerekmiyordu. Dizideki karakterdi ve ağlayabilirdi. Erkek kardeşi şeytana üstün gelip o çukura atladığı için ağladı. Sadece ölmek isteyip ölemediği için.
Bilgisayarı kapattı. Gözleri hala yaşlarla doluydu. Aynadaki çilli beyaz surata bakarken.
İnce dudakları ve kısa saçları vardı.



